TFM, günümüzde oldukça geniş bir yelpazeyi oluşturan ticaret ve fikri mülkiyet hukuku alanında bir okul olma hedefiyle yola çıkıyor. Kısacası “ticaretin hukuku” olarak tanımlayabileceğimiz bu alan; ticari işletme, şirketler, kıymetli evrak, taşıma, sigorta, deniz ticareti, rekabet, banka, sermaye piyasası, telif hakları, marka, patent, endüstriyel tasarım ve coğrafi işaretler gibi ticari hayatla doğrudan veya dolaylı bağlantısı olan birçok alanı kapsamaktadır.
Rekabetin ticaret kavramı içindeki etkisi gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple ticaret hukukunun günümüzde “rekabetin hukuku” şeklinde tanımlanabileceğini düşünüyoruz. İşletme, şirketler ve ilgili düzenleyici kurumlar gibi, ticari alandaki tüm süjelerin hukuken iyi dizayn edilmesi ve hukuki sağlığı, bu alanın rekabet gücünü belirleyen en önemli göstergedir. Bu noktada TFM, her şeyden önce, gelecek yıllarda rekabet gücü daha yüksek işletme ve şirketler için hukuki destek görevini yerine getirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle biz, TFM’nin gerçek anlamda bir rekabet ve inovasyon hukuku dergisi olmasını arzu etmekteyiz. Zira güçlü tarihi birikimi ve dünyadaki stratejik konumu itibariyle ülkemizin, global ticarette etkin rol oynamasının ancak güçlü hukuki yapıya sahip kurumlar sayesinde mümkün olabileceğine inanmaktayız.
TFM, yeni kurulan bir devlet üniversitesinde, bir avuç gönüllü ile yola çıktı. Başarı elbette ekip işidir. TFM’nin ortaya çıkmasında katkısı olan herkese çok teşekkür ediyor ve daha fazla işbirliğine davet ediyoruz. Bu noktada, bize yazı ve görüşleri ile destek olan meslektaşlarımız ile birlikte, Fakültemiz ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi yönetimlerinin önemli desteğini de özellikle belirtmek isteriz. TFM’nin, ticaret ve fikri mülkiyet hukuku alanında çalışan tüm meslektaşlarımız ve ilgililer için hayırlı olmasını diliyoruz.